Divertiküler Hastalık

Divertiküler hastalık nedir?

Divertiküler hastalık kalın bağırsak duvarında küçük keseciklerin oluşmasına ve bu keseciklerin oluşturduğu komplikasyonlara verilen genel isimdir. Bu bahsedilen keseciklere divertikül adı verilir.

Divertikülozis ise herhangi bir komplikasyon görülmeksizin kalın bağırsakta divertiküllerin görülmesi demektir. Divertiküller divertikülitis (divertikülün iltihaplanması), perforasyon (delinmesi), striktür (kalın bağırsağın daralması), fistül (içi boş iki organ veya cilde anormal bir yol oluşması) ve kanama gibi komplikasyonlara yol açabilir.

Divertiküller en çok sigmoid kolon denilen kısmında ortaya çıkar. Divertikülozisin kesin nedeni bilinmemektedir. Daha çok, liften fakir diyetle beslenme sonucu kalın bağırsakta dışkının sertleşmesi nedeni ile, rektuma dışkıyı ilerletebilmek için kalın bağırsak içinde basıncın artması suçlanmaktadır. Özellikle damarların bağırsak duvarına girdiği yerlerden bu kesecikler dışarı doğru çıkarlar.

Divertikülozis çok yaygın olarak görülmektedir. Divertikülozis görülme olasılığı yaş ile artar. 30 yaş altı kişilerde nadir görülür. 60 yaş üstü insanlarda %30-40, 80 yaş üstü insanlarda ise %50-80 oranında görülmektedir. Çoğu hastada divertikülozis herhangi bir bulgu vermez. Semptomatik olan hastaların da %10-20’sinin hastaneye yatışı gerekirken, tüm hastaların sadece %1’inde ameliyat gerekir.

Divertikülozisin en sık görülen komplikasyonu divertikülitistir. Divertikülit keseciklerden bir tanesinin delinmesiyle ortaya çıktığı düşünülen iltihabi bir durumdur. En sık semptomu, karın veya pelvik ağrı, karında hassasiyet ve ateştir. Divertikülitte başka bir takım komplikasyonlar da görülebilmektedir. Bunlar apse veya karnın içinde yaygın bir enfeksiyonun olduğu peritonittir. Özellikle peritonit tablosu tedavi edilmezse hayati tehlikeye neden olabilmektedir.

Bir hasta divertikülit atağı geçirdikten sonra bu atağın tekrarlama riski ile karşı karşıyadır. Bu riski yaş ve ilk atağın şiddeti gibi bir takım faktörler artırır. Divertikülit komplikasyonlarından en çok korkulanı perforasyon ve peritonittir. Bu gibi durumlarda acil ameliyat ihtiyacı doğar ve hastaya kolostomi açılması gerekebilir.

Divertikülozisin diğer komplikasyonları kanama, kalın bağırsağın daralarak dışkının geçişine engel olması veya fistül denilen içi boş iki organ veya cilde anormal bir yol oluşmasıdır. Fistül genellikle kalın bağırsak ile mesane arasında meydana gelir. Ayrıca cilt, rahim, vajen ve bağırsağın başka bir kısmı ile de oluşabilir.

Kronik divertikülit ise hastaların tekrarlayan divertikülit atakları veya tek bir divertikülit atağını uzun süreli yaşamasıdır.

Divertikülitin tanısında altın standart bilgisayarlı tomografidir. Bu tetkikle kalın bağırsağın hangi kısmının tutulduğu ve apse, striktür veya fistül varlığı gösterilebilir.

Divertiküler hastalık nasıl tedavi edilir?

Divertiküler hastalık çok çeşitli şekillerde ve farklı şiddetlerde ortaya çıkabilmektedir. Bundan dolayı da, divertiküler hastalığın tek bir tedavi şekli yoktur. Çoğu hastada divertikülozise bağlı herhangi bir şikayet yoktur.

Bu kişilerde tanı rutin veya başka nedenlerle yapılan kolonoskopiler sırasında konulur ve kişilere diyetlerinde lifli gıdaları artırmaları önerisi yapılır. Genellikle hastalara yaklaşık günde 20-30 mg lif tüketmeleri önerilir.

Divertikülit tedavisinde akut ve kronik divertikülitten ayrı ayrı bahsetmek gerekir. Akut divertikülitli hastaların çoğunda antibiyotik ve diyette yapılan değişiklikler başarılı sonuçlar alınır. Bu hastaların çoğunda hastaneye yatış gerekmez. Ancak hastada kanda beyaz küre yüksekliği, yüksek ateş, kan basıncında ve kap atım hızında değişiklik varsa ya da hastada oral antibiyotiğe rağmen düzelme gözlenmiyorsa hasta hastaneye yatırılarak damardan sıvı ve antibiyotik verilmesi gerekir. Doktorunuz genellikle ataktan 4-6 hafta sonra, şikayetlerin başka bir patolojiden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için kolonoskopi yapılmasını önerecektir.

Divertkülitle beraber küçük apse odakları meydana geldiyse antibiyotik tedavisi ile bunlar tedavi edilebilirler. Daha büyük apseler ise karın içerisine yerleştirilen perkütanöz (cilt üzerinden) drenler ile boşaltılarak tedavi edilirler. Bu işlem ultrason veya tomografi eşliğinde yapılır.

Cerrahi aşağıdaki belli bazı durumlarda kullanılır:

Divertikülit nedeniyle kalın bağırsakta delinme meydana gelip karın içerisine pü ya da dışkı içeriği aktıysa ve peritonite sebep olduysa,

Apse eğer perkütan olarak dışarıdan boşaltılamadıysa ve drenaj yetersizse,

Hastanede yatırılıp damardan verilen antibiyotiğe rağmen hastanın durumunda düzelme olmuyorsa,

Organ nakli olan ya da kemoterapi alan hastalarda olduğu gibi vücudun savunma sistemlerinde bozukluk varsa ve bundan dolayı hastada agresif tedavi gerekiyorsa. Cerrahide şu seçenekler vardır:

Kalın bağırsağın bir kısmı kolostomi açılarak (bağırsağın ucu karından dışarı alınır ve hasta dışkılamayı bunun üzerine yapıştırılan bir torbaya yapar) ya da açılmaksızın çıkarılabilir, • Karın içerisi yıkanarak kalın bağırsak yerinde bırakılabilir,

Kalın bağırsak çıkarılmadan kolostomi açılabilir.

Cerrah hastaya hangi yöntemi uygulayacağına karın içerisindeki enfeksiyon halinin şiddetine, hastanın genel durumuna ve bağırsakların durumuna göre karar verir. Dışarıya alınan bağırsak daha sonra hastanın durumuna göre birkaç ay sonra kapatılabilir.

Kronik divertikülitte ise cerrahi divertikülit ataklarının önlenmesi ya da striktür veya fistül gibi komplikasyonları tedavisi için uygulanır.

Divertikülit atağı geçiren bir hastanın tekrar bir atak geçirme ihtimali vardır. Atağın tekrarlama ihtimali komplike olmayan divertikülitlerden sonra düşüktür. Literatürde bu ihtimalin %1.4 ile %18 arasında değiştiği belirtilmiştir. Her ataktan sonra tekrarlama ihtimali de artmaktadır. Daha önce tekrarlayan atakların hastayı acil ameliyata alınarak kolostomi açılma ihtimalini artırdığı düşünülmekteydi. Önlem olarak sigmoid kolonların rezeksiyonu hasta iyi durumdayken acil bir vaka ihtimaline karşı yapılmaktaydı.

Günümüzde komplike olmayan bir divertikülit sonrası acil cerrahi ihtiyacının olma ihtimalini düşük olduğu bilinmektedir. Önceki atakların şiddetli olması sonraki atakların olma ihtimalini artırmaktadır. Bundan dolayı, ileride oluşacak başka divertikülit ataklarına önlem olarak yapılacak bir sigmoid kolon rezeksiyonunun planı önceki atakların sayısı ve şiddetine ve ayrıca halen semptomları devam etmesine, hastanın yaşına ve genel durumuna bağlıdır.

Divertiküler bir hastalık sonucu meydana gelen striktür ve fistülün ameliyat endikasyonları daha nettir. Striktür kalın bağırsağın pasajını kısmen engelleyen daralmadır. Nadir olgularda, striktür o kadar ileri düzeydedir ki neredeyse bağırsak pasajını tama yakın tıkar. Fistül ise kalın bağırsak ile bir organ arasındaki anormal bağlantıdır. Fistüller mesaneye, uterusa, vajene, cilde veya bağırsağın bir başka bölgesine olabilir. Hem fistülün hem de striktürün cerrahisinde sigmoid kolon çıkarılır. Fistülün cerrahisinde ayrıca bağlantıda olduğu organın da onarılması ya da çıkarılması gerekir.

Doktorunuza sorabileceğiniz sorular:

  1. Divertiküliti değerlendirmek için yapacağınız testler nelerdir?
  2. Divertikülitimin şiddeti ne düzeydedir?
  3. Divertikülitimi değerlendirdiğinizde ne gibi gerçekçi hedeflerim olmalıdır?
  4. Divertikülitimin tedavisinde cerrahi dışı tedavi seçeneklerim nelerdir?
  5. Divertikülitimin tedavisinde cerrahi dışı tedaviler ne düzeyde başarılıdır ve riskleri nelerdir?
  6. Divertikülitimin tedavisinde cerrahi tedavi seçeneklerim nelerdir?
  7. Divertikülitimin tedavisinde cerrahi tedaviler ne düzeyde başarılıdır ve riskleri nelerdir?
  8. Eğer bir tedavi yöntemi işe yaramadı ise alternatiflerim nelerdir?
  9. Cerrahiden sonra ne beklemeliyim?
  10. Cerrahi sonrası ağrımı nasıl gidereceksiniz?
  11. Divertikülitin tedavi edilmemesinin getirdiği riskler nelerdir?