Anal Kanser

Anal kanal, rektumun (kalın barsağın son kısmı) son kısmında bulunan, çevresi kaslarla sarılı, kısa bir tüp şeklinde yapıdır. Dışkılama esnasında, büyük abdest vücudu anal kanaldan geçerek terk eder. Kanser vücuttaki hücrelerin kontrolsüz bölünerek çoğalmasıyla meydana gelir. Kanser ilerledikçe, çevresindeki dokuları tutup vücudun başka bölgelerine sıçrayabilir. Anal kanser, anüsün (makat) çevresinde veya hemen iç kısmında ortaya çıkabilir. Hastalığın tanısı anal bölge etrafında bulunan prekanseröz denilen kanserleşmeye eğilimi olan hücrelerin görülmesi ile çok erken safhada konulabilir. Bu durum anal kanserden farklı şekilde tedavi edilir.

İstatistikler ve Gerçekler

  • 2016 yılında ABD’de yaklaşık 8000 kişiye anal kanser tanısı konuldu ve 1080 anal kanser hastası hastalıktan dolayı hayatını kaybetti.
  • Anal kanser hastaların yaklaşık üçte ikisi kadındır.
  • Anal kanser en sık 55-64 yaş arası insanlarda görülmektedir.
  • Kolorektal kanserlerden çok daha az görülmektedir. Hayatları boyunca 500 kişiden birinde anal kanser görülürken, bu oran kolorektal için 22 kişide birdir. Anal kanser vakaları yıllar içerisinde artış göstermektedir.
  • Anal kanserlerin az bir kısmı yayılım göstermektedir ancak yayılmaları durumunda tedavileri güçtür. Anal kanserler en fazla karaciğere ve akciğerlere yayılım göstermektedirler.

Risk Faktörleri

Risk faktörü sizin hastalığa yakalanma ihtimalinizi artırır. Anal kanser için en sık risk faktörü insan papilloma virüsü (Human Papilloma Virus – HPV) enfeksiyonudur. HPV cinsel yolla bulaşan ve aynı zamanda hem kadınlarda hem de erkeklerde anüs ve cinsel organlarda siğillere yol açan bir virüstür. Ancak anal kanserler siğiller olmaksızın da ortaya çıkabilmektedirler. Diğer risk faktörleri şunlardır:

  • Yaş (55 ve üstü)
  • Anal bölgeden yapılan cinsel ilişki
  • Cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklar
  • Birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye girmek
  • Sigara
  • Özellikle rahim ağzı kanseri gibi HPV ile ilişkili başka kanser öyküsü olması
  • HIV, kemoterapi, organ nakli gibi immün sistemin (vücudun savunma sistemi) bozulmuş olduğu durumlar
  • Anal fistüller ya da anal bölgede açık yaralar gibi uzun süreli iltihapa, kızarıklığa veya iritasyona yol açan durumlar
  • Rektum, prostat, mesane veya rahim ağzı kanseri nedeniyle pelvik bölgeye ışın tedavisi almak

Hastalık Korunma

Her ne kadar çok az sayıda anal kanser önlenebilir olsa da, risk faktörlerinden uzak durulması ve düzenli kontrollere gidilmesi önemlidir. Kondom kullanımı, HPV enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldırmasa da düşürmektedir. HPVaşıları (9-26 yaş aralığı için önerilmekte) hem kadınlarda hem de erkeklerde sadece HPV enfeksiyon riskini azaltmakla kalmamakta, hem de anal kanser riskini de düşürmektedir. Riski yüksek olan kişiler anal kanser taramasından geçmek için doktorlarına başvurmalıdırlar. Bu testte, doktorunuz ucu pamuklu bir çubuk yardımıyla anal bölgeden sürüntü alır ve mikroskopta hücre örneklerine bakarak herhangi bir sorun olup olmadığını araştırır. Taramaların diğer şekli ise ameliyathanede veya poliklinikte özel görüntüyü büyüten aletler yardımıyla anal kanalın değerlendirilmesidir. Prekanseröz alanların erken tanı ve tedavisi anal kanseri önleyebilir.

Bulgular

Hastaların yaklaşık %20 kadarında herhangi bir bulgu olmaz. Aşağıda bahsedilen bulgular anal kanserde görülebileceği gibi hemoroid (bağsur) gibi kanserle ilişkisiz durumlarda da ortaya çıkabilir. Ancak bunlardan herhangi biri ile karşılaşıldığında, doktorunuza başvurmanız gerekmektedir:

  • Makattan ya da rektumdan kanama
  • Anal bölgede ağrı
  • Makatta kitle
  • Makatta devamlı kaşıntı hissi
  • Barsak alışkanlıklarında değişiklik (örneğin; daha sık veya daha az sık dışkılama veya dışkılama sırasında daha çok ıkınma gibi)
  • Dışkının incelmesi
  • Anüsten akıntı, sümüksü ya da iltihaplı gelenin olması
  • Anal bölgede ya da kasıklarda ele gelen şiş bezelerin olması

Tanı

Çoğu anal kanser doktorunuzun kolayca görebileceği ve erişebileceği bir yerde olmasından dolayı erken yakalanır. Tanı daha çok yukarıda bahsedilen bulgular ile başvuran ve muayene edilen hastalarda konulabilir. Anal kanser ayrıca yıllık fizik muayene kontrollerine gidiliyor ve tuşe (parmakla anal kanalın muayenesi) ile muayene yapılıyorsa da saptanabilir. Tuşe rektum, prostat ve diğer pelvik organların muayenesi sırasında yapılır. Ayrıca anal kanserler kolorektal kanserlerin taraması için yapılan tarama kolonoskopileri sırasında da bulunabilir.

Tanısal İşlemler

  • Tuşeyle yapılan rektum muayenesi
  • Anal kanalın ışıklı, küçük bir boru (anoskop) ile görüntülenmesi
  • Şüpheli alanlardan doku parçası (biyopsi) alınması
  • Tanı konulduktan sonra anal ultrason, MR veya diğer başka görüntüleme yöntemleriyle hastalığın ne kadar yayıldığının ortaya konulması

Tedavi

Çoğu anal kanser vakasında erken yakalanabilirse kür (tamamen tedavi) ihtimali yüksektir. Üç temel tedavi yöntemi bulunmaktadır.

  • Cerrahi – kanserli dokunun ameliyatla alınması
  • Radyoterapi (ışın tedavisi) – yüksek doz X ışını verilerek kanser hücreleri yok edilir
  • Kemoterapi – kanser hücrelerini öldüren ilaçlar verilir

Radyoterapinin ve kemoterapinin beraber verildiği tedavi yöntemi çoğu anal kanserler için uygulanması gereken tedavi yöntemidir. Bazen, çok küçük ve erken yakalanan tümörler başka bir tedaviye gerek kalınmaksızın cerrahi olarak çıkarılarak tedavi edilebilir. Eğer kanser ilerlemişse, büyük ve ciddi bir ameliyatla tümörün çıkarılması gerekebilir.

Kolostomi Nedir?

Bu sık sorulan bir sorudur. Kolostomi kalın barsağın ucunun karın duvarında oluşturulan bir açıklıktan dışarıya çıkarılmasıdır. Buraya bir torba bağlanılarak, dışkı torba içerisinde toplanılır.

Vakaların çoğunda kemoterapi ve radyoterapi ile tedavi yapıldığından kolostomiye ihtiyaç duyulmaz. Kolostomiye, bu tedaviye yanıt vermez ya da hastalık nüks ederse ihtiyaç duyulabilir. İleri evre anal kanserlerde veya beklenmedik başka bir durumun olması halinde cerrah rektum ve anüsü ameliyatla çıkartmak ve kalıcı kolostomi açmak zorunda kalabilir. Bazen tüm kanser hücrelerinin ortadan kaldırılmasının tek yolu budur.

Tedavi Sonrası Seyir

Çoğu anal kanserde kemoterapi ve radyoterapinin beraber verilmesi ile kür elde edilebilmektedir. Bu şekilde tedavi edilen ve nüks eden kanserler erken yakalanması durumunda cerrahi ile etkin bir şekilde tedavi edilebilirler. Kemoterapi ve radyoterapinin beraber verilmesi daha çok yan etkiye sebep olsa da, bu yaklaşım ile daha iyi sağ kalım sonuçları elde edilmektedir. Bu tedavinin tamamlanası sonrasında, hastaların %70-90’ı 5 yıl sonrasında kanser hastalığı olmaksızın sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam edebilmektedirler

 Doktorunuz tarafından düzenli takibin yapılması önemlidir. Her kontrole gidişinizde tedavinin sonuçlarını değerlendirecek ve nüks açısından kontrolleri yapacaktır. Bazı durumlarda ise ilave başka testler de gerekebilir.